Batı Edebiyatı
YUNAN EDEBİYATI
Coğrafi sınırları Batı Anadolu, Ege adaları ve bugünkü Yunanistan olarak belirlenebilecek Eski Yunan Edebiyatı, MÖ 9. yy’dan MS 2. yy’a kadar dünya ede-biyatının ilk aşamasını oluşturur.
Sanatçının “akıl yoluyla güzellikler yaratma”, bu dönem edebiyatının dayandığı temel ilkedir.
Yunan edebiyatında özellikle epik şiir (destan), didaktik şiir, pastoral şiir ( kır şiiri ),tragedya, komedya, fabl ( masal ), tarih, biyografya, söylev felsefe türlerinde eserler verilmiştir.
1. DÖNEM : ( MÖ 9. ve 8. yüzyıllar )
DESTAN ÇAĞI
Bu dönemde yetişen Homeros ( MÖ 9. yüzyıl ), Yunan edebiyatının olduğu kadar bütün dünya edebiyatlarının da en eski ve en büyük destan şairidir.
HOMEROS ( MÖ 9. yüzyıl ): (DESTAN)
İLYADA, ODEYSSEİA
İlyada, MÖ 1200civarında Yunanlılarla Troyalılar – ( Truvalılar ) arasında olduğu bilinen savaşa dairdir. Savaşın çıkış nedeni, Truva’ya gidiş ve çarpışmalar hakkındadır.
Homeros, bu iki destanı halk arasından derleyip kendi hayal gücüyle besleyerek düzenleyip yazmıştır. ( Bazı kaynaklar, günümüzde bilinen metnin, daha sonra, (6. yüzyılda) bir şairler kurulu tarafından halk arasından derlenip, Homer’in metnine uygun olarak yeniden yazıldığını belirtir.
HESİODOS ( MÖ 8. yüzyıl ): (DESTAN)
COSMOS, TANRILARIN YARATILIŞI,
2. DÖNEM : ( MÖ 7. ve 6. yüzyıllar)
ARKAİK ÇAĞ
Bu dönemde özellikle lirik şiir ve fabl türleri gelişmiştir.
ALKAİOS ( MÖ 7. yy ) : LİRİK ŞİİR
SAPPHO ( MÖ 7. ve 6. yy ) : İlk Yunan kadın şairidir. Lirik aşk şiirleri yazmıştır.
ANAKREON ( 6. YY ) : LİRİK ŞİİR
AİSOPOS ( MÖ 6. yy ) : Manzum hayvan masallarının
( FABL ) dünyadaki ilk ustası olara bilinir
3. DÖNEM : ( MÖ 5. ve 4. yy )
KLÂSİK ÇAĞ
AİSKHYLOS ( MÖ 5. yy ) : TRAGEDYA,AGEMEMNON, ZİNCİRE VURULMUŞ PROMETEUS …
SOPHOKLES ( MÖ 5. yy ) : TRAGEDYA,KRAL OİDİPUS, ANTİGONE, ELEKTRA…
EURİPİDES ( MÖ 5. YY ) : TRAGEDYA,ANDROMAKHE, HİPPOLYTOS, İPHİGENİA AULİS’TE
HEREDOTOS ( MÖ 5. yy ) : TARİH
THUKYDİDES ( MÖ 5. yy ) : TARİH
KSENOPHON ( MÖ 4. yy ) : TARİH
DEMOSTHANES ( MÖ 4. yy ) : SÖYLEV
SOKRATES ( MÖ 5. yy ) : Akılcı felsefenin kurucusudur.
PLATON/EFLATUN ( MÖ 5.VE 4. yy) : Sokrates’in öğrencisidir. “DEVLET” adını verdiği didiktik eserinde hocası Sokrates’in düşüncelerine de yer vererek devlet ve toplum, toplum yönetimi, ruh, ölümsüzlük, bilgi teorileri gibi konuları işler. Ayrıca KANUNLAR adlı eseri de vardır.
ARİSTOTELES ( MÖ 4. yy ) : Eflatun’dan da dersler alan Aristoteles, felsefe tarihinin kurucusu sayılır.
4.DÖNEM : ( MÖ 3. ve 2. yy )
İSKENDERİYE ÇAĞI
İskender’in ölümünden sonra İskenderiye bir kültür merkezi haline gelmiş, büyük kitaplıklar kurulmuş, en ünlü bilgin ve sanatçılar davet edilmiştir. Bu dönemde özellikle filoloji gelişmiştir.
5. DÖNEM : ( MÖ 2. yy – MS 2. yy )
YUNAN – LÂTİN ÇAĞI
Bu dönem Yunan edebiyatının gerileme dönemidir.
LÂTİN EDEBİYATI
MÖ 2. yy’ın ortalarına doğru Yunanistan Romalıların siyasal egemenliği altına girince Lâtin Edebiyatı’nın ilk ürünleri Yunan Edebiyatı’nın etkisi altında oluşmuştur. Lâtin yazarları, eserlerini Yunanlı yazarları örnek alarak oluşturmuşlardır.
Ancak Lâtin yazarlar Yunan yazarlar kadar özgür olamamışlar, bu nedenle mesela komedyalarında yergiden, alaydan çok; karmaşık olaylara entrik öğelere ağırlık vermiştir. Latin Edebiyatında önemli sanatçılar şunlardır :
PLAUTUS ( MÖ 2.yy ) : KOMEDİ
ÇÖMLEKLER
TERENTİUS ( MÖ 2.yy ) : KOMEDİ
KAYNANALAR
CATO ( MÖ 3.yy-2yy ) : SÖYLEV
HORATİUS ( MÖ 1. yy ) : LİRİK ve DİDAKTİK ŞİİR
ODLAR, EPODLAR, YERGİLER
LUCRETİUS ( MÖ 1. yy ) : LİRİK VE DİDAKTİK ŞİİR
OVİDİUS ( MÖ 1. yy-MS 1.yy ) : LİRİK ŞİİR
DEĞİŞMELER
ENNİUS ( MÖ 2. yy ) : TRAGEDYA
VERGİLİUS ( MÖ 1.yy ) : PASTORAL, LİRİK, DİDAKTİK ŞİİR ,AENEİS, ÇOBAN ŞİİRLERİ, ÇİFTÇİLİK ŞİİRLERİ
CİCERO ( MÖ 1. yy ) : SÖYLEV
SENECA ( MÖ 1. yy-MS 1. yy ) : FELSEFE, TRAGEDYA, MEKTUP, DİYALOG…
TACİTİUS ( MS 1. yy ) : TARİH
ORTAÇAĞ DÖNEMİ
Siyasal tarihçiler Batı Roma İmparatorluğunun yıkılışın-dan ( 476 ) Osmanlıların İstanbul’u fethine kadar yakla-şık bin yıllık süreyi insan düşüncesinin gelişimi açısından “karanlıkyıllar “ olarak belirlerler. Çok tanrılı dinlerden tek tanrılı dinlere geçilen bu dönemde din, dü-şüncenin önünde büyük bir engel olmuştur.
Bu dönemde Hıristiyanlık (kilise) akla ve güzelliğe önem veren, tanrılarla insanları ç içe yaşatan ve mitolojiyle süslü Eski Yunan ve Lâtin Edebiyatı’nın devamına engel olmuştur. Ortaçağ’da Kilise’nin, din adamlarının ve din kitaplarının bilgi ve düşünceleri egemen olmuştur.
Ortaçağ boyunca Avrupa’nın toplumsa l yapısı da önemli ölçüde değişmiş, güçlü imparatorluklar yıkılmış, toplumsal sınıflar arasında ayrılıkların arttığı feodaliteler ( derebeylikler ) kurulmuştur. Topraklar soyluların ve kilisesin malı olmuştur. Böyle bir ortamda sanatçılar da feodal beylerin koruması ya da kilisesin baskısı altında “öteki dünya” düşüncesini işlemişlerdir.
Ortaçağ boyunca işlenen konulardan biri de kahramanlık ve şövalyelik destanları olmuştur. Dilden dile dolaşan bu destanlar, 12. yüzyılda yazıya geçirilmiştir. Olayları birbirine benzemesine karşın İskandinavların, Keltlerin, Slavların, Saksonların bu destanlardan farklı şarkıları doğmuştur. Finlilerin Kalavela, Gallilerin Olwen, Mobinogion, Angola Saksonların BeoWulf gibi kahramanlık destanları hep bu yüzyılda yazıya geçirilmiştir. Almanların Nibelungen destanı da kahramanlık destanlarıyla şövalyelik destan-ları arasında bir geçiştir. Fransızların Chanson de Roland ve İspanyolların Cid’i bu dönemin iki önemli şövalyelik destanıdır.
Yaşamıyla Ortaçağ’ın; ama eserleriyle Rönesans’a giden yolun açıcısı olan Dante ( 1265-1320 ) , en önemli İtalyan şairdir. Eserlerinde evrensel bir konuyu, “aşk ve sevgi “ yi işlemiştir. Üç bölümden oluşan (Cehennem – Araf – Cennet) dinsel destanı İlahi Komedya – Tanrısal Komedya dünya edebiyatının temel yapıtlarındandır.
HÜMANİZM
14. yüzyıl’a doğru Ortaçağ’ın kabuğu kırılmaya başlan-dı. İtalya’da aydın, sanatçı ve bilginler tekrar Eski Yunan ve Latin Edebiyatı’na dönmeye başladılar. Aklı dinin tutsaklığından kurtardılar. Bunu gerçekleştirenlere ve insanlık sevgisini temel alıp insanı yüceltenlere hümanist, bu düşünceye de hümanizm dendi. Kuşkusuz bu gelişmeyi, yeni ticaret yollarının bulunuşu, keşifler, icatlar, Galileo ve Copernicus’in düşünceleri, matbaanın bulunuşu ve kitapların basılışı beslemiştir.
Dante’nin tohumlarını ektiği Rönesans düşüncesi kendisini izleyen diğer sanatçılarda yeşermeye başladı. Petrarca bunlardan biridir. Lirik ve insancıl soneleri, halk diliyle yazılmış ve bugünlere kadar taşınmıştır. Boccacio da Rönesans’ın öncü yazarlarındandır. Küçük öykü türünün yaratıcısıdır. On kişinin anlattığı yüz öyküden oluşan Decameron adlı yapıtıyla tanınmıştır.
RÖNESANS EDEBİYATI
14. yüzyılın sonların da başlayan Rönesans (Yeniden Doğuş), 17. Yüzyıla kadar sürer. Aklın ve bilincin kilisenin baskısından kurtulduğu ve özgürleştiği Rönesans Batı’daki aydınlanmanın temelidir. Sanatta gelişme ve yaratıcılık dönemin en önemli özelliğidir. Eski Yunan ve Latin Edebiyatı’nın ünlü yapıtları Avrupa dillerine çevrilmiştir.
Ariosto’nun Çılgın Orlando, Tasso ’nun Kurtarılmış Kudüs adlı destanları Rönesans döneminin İtalya’daki en önemli yapıtlarıdır.
Çağdaş romanın öncüsü ve temel taşlarından biri olan İspanyol yazarı Cervantes (1547-1616)’in Don Kişot’u çağın en önemli yapıtıdır. Galetea, Örnek Alınacak Hikayeler adlı yapıtlar da Cervantes’indir. Öte yandan Fransa’da 15. yüzyılda yaşayan François Villon de Rönesans şiirinin ilk örneklerini verir: Küçük Vasiyetname, Büyük Vasiyetname.
Eski Yunan şiir türlerini Fransız Edebiyatı’na sokan Ronsard (1524-1585), Gargantua ve Pantagiuel adlı romanlarıyla Rabelais (1490-1533), Denemeler’iyle özgür düşüncenin öncüsü olan Mantaigne (1533-1592) Rönesans döneminin Fransız yazarlarıdır. İngiliz Rönesansçıları arasında William Shakespeare’in (1564-1616) özel bir yeri vardır. İnsanın olumlu, olumsuz bütün yönsemelerini ustaca işlemesi, oyunlarının çağları aşmasının temel nedenidir. Tragedyaları: Romeo ve Juliet, Hamlet, Macbeth, Othello, Kral Lear; komedyaları: Venedik Taciri, Yanlışlıklar Komedyası, Windsor’lu Şen Kadınlar…
Oyunlarını hem şiir, hem düzyazı, hem de ikisinin karışımıyla yazmıştır. Her sınıftan insanın duygu ve tutku dünyasına girerek “klasisizm”i aşmış “romantizm”in ilham kaynağı olmuştur.
Thomas More (1478-1535) da İngiliz Rönesans’ının önemli temsilcilerindendir. Utapia adlı yapıtıyla kötülüğün, bencilliğin insanların birbirini severek yaşadığı bir dünyanın özlemini dile getirir. Bilimsel düşünüş ve yöntemin babası Denemeler adlı yapıtıyla Francis Bacon (1561-1626), Peri Kraliçe adlı şiirleriyle Elmund Spenser (1552-1599), Kaybolmuş Cennet adlı destanıyla John Milton (1608-1674)da İngiliz Rönesansçılarındandır.
HÜMANİZM VE RÖNESANS
(15.yy – 16.yy’ıda )
İTALYA’DA
• DANTE (1253–1321) İtalyan edebiyatının en büyük şairidir. Büyük bir hümanisttir. Rönesans’ı hazırlayanların başında yer alır. Lirik aşk şiirleriyle tanınır. İLAHİ KOMEDYA (Cehennem-Araf-Cennet), DENEMELER, YENİ HAYAT
• PETRARCA (1304–1374) Lirik şiirin kurucusu. “AFRİKA“ adlı Lâtince destanı ve “MEKTUPLAR” adlı eseri ile ün yapmıştır.
• BOCCACİO (1313–1373 Küçük hikâye türünün kurucusu DECAMERON
• ARİOSTA (1474–1533) Epik Şiir ÇILGIN ORLANDO, yapma bir destandır.
• TASSO (1544–1595) Epik Şiir KURTARILMIŞ KUDÜS, yapma destandır. Eserinin konusunu 1. Haçlı Seferi’nden almıştır.
• MACCHİAVELLİ (1469–1527) Ülke birliğinin sağlanıp korunması, devlet yönetimi olarak yaşam ve insan davranışları konusunda görüşlerini içeren “ PRENS “ adlı eseriyle tanınır.
FRANSA’DA
• VİLLON (15.yy) Fransız edebiyatının ilk lirik şairi; Ortaçağ’dan Rönesans’a geçiş dönemi
• RONSARD (16.yy)Eski yunan şiir türlerini Fransız edebiyatına sokar. Fransız şiirinin temelini atan sanatçı olarak nitelenir.
• REBALAİS (16.yy) Roman,GARGANTUA, PANTAQRUEL
• MONTAİGNE (16.yy) Deneme türü, DENEMELER
NOT: DANTE, PETRARCA, BOCCACİO,REBALAİS, MONTAİGNE, RONSART İLK HÜMANİSTLER OLARAK BİLİNİRLER
İSPANYA’DA
• CERVANTES (16.yy)Roman türü,DONKİŞOT
İNGİLTERE’DE
• SHAKESPEARE(16.yy) Tiyatro, romantizmin habercisi.
DRAMLARI: ROMEO VE JULİET, HAMLET, KRAL LEAR, MACBETH, OTHELLO, JULES CESAR…
KOMEDYALARI: VENEDİK TACİRİ, YANLIŞLIKLAR KAMEDYASI, WİNDSORLU ,ŞEN KADINLAR…(SONELER)
• BACON (16/17.yy) DENEMELER
• THOMAS MORE (15/16.yy) UTOPIA
• MİLTON (17.yy) KAYBEDİLMİŞ CENNET
BATI EDEBİYATINDAN BAŞKA BAZI ÖNEMLİ SANATÇILAR
HANS CHRİSTİAN ANDERSEN (1805-1875)
Danimarkalı,dünyaca ünlü masal yazarıdır. Şiir, roman, tiyatro, gezi notu türünden eserler de vermiştir. Ama bütün dünya onu masallarıyla tanır.
KNUT HAMSUN (1859-1952)
Norveçli romancı. Eserlerinin çoğu kendisiyle ilgilidir. Açlık adlı romanında gerçek bir olayı işler. Hamsun, kişilerin dış görünüşünden çok, ruh hallerini ve bilinç altlarında kalmış düşünce ve emellerini anlatmakta ustalık gösterir.
AÇLIK, DÜNYA NİMETİ, TOPRAK YEŞERİNCE, SERSERİLİK GÜNLERİ, ROSA, PAN, GÖÇEBE…
GRİMM KARDEŞLER
(JACOP 1785-1863 ve WİLHELM GRİMM 1786-1859)
Birlikte Alman folkloru, dili ve edebiyatı üzerinde yaptıkları çalışmalarla ün kazanmışlardır. Eserleriyle çocuk edebiyatının da ünlüleri arasında yer almışlardır. Derledikleri ve yazdıkları masallar “Grimm Masalları” adıyla dünya dillerine ve Türkçeye de çevrilmiştir. “Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler” bunların en tanınmışıdır.
BERTOLD BRECHT ( 1898-1956)
Alman edebiyatının ünlü şairi ve tiyatro yazarıdır. “Epik Tiyatro”nun kurucusudur.
CESARET ANA, KAFKAS TEBEŞİR DAİRESİ, CARAR ANA’NIN SİLAHLARI…
HEİNRİCH BÖLL ( 1917-1985)
20. yüzyılda yetişmiş Alman yazarlarının en büyüğü sayılabilir. Öykü, roman ve tiyatro yazarıdır. 1972’de Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanmıştır. “Gündelik gerçekleri” yansıtır.
TREN ZAMANINDA GELDİ, YARIN VE DÜN, PALYAÇO, TOPLUM DIŞI, BİR AĞIZ DOLUSU TOPRAK, İLK YILLARIN EMEĞİ, CÜCE VE BEBEK…
ALAİN (1868-1951)
Fransız filozofu ve deneme yazarıdır. Felsefe öğretmenliği onu Descartes çizgisinde etkiler. Hümanizmi savunur. Uzlaşmacı ve barıştan yana bir tutum sergiler. Onun şüpheyi yöntem olarak kullanma anlayışı, sürekli yeni arayışlara yönelmesini sağlar.
DOĞU EDEBİYATLARINDAN ÖNEMLİ SANATÇILAR
KONFÜÇYÜS (MÖ 551-479)
Çinli filozof. Günümüze ulaşmış yazılı bir eseri yoktur. Sözlü olarak yayılan düşünceleriyle Doğu felsefelerini etkilemiş, bütün dünyada edebiyatçıların da ilgi duyup yararlandıkları bir kişi olmuştur.
BEYDEBA (MÖ 1. yy)
Hint filozofu ve yazarı olarak bilinir. Asıl kimliği hakkında çeşitli söylentiler vardır. Bakü’de doğmuş bir Türk olduğu, Hindistan’a sonradan gittiği de anlatılır. İnsanlara söyleyeceklerini, hayvanların başından geçiyormuş gibi – fabl biçiminde- düzenlediği öyküleriyle dile getirir.
KELİLE VE DİMNE
FİRDEVSÎ (932-1020)
İran’ın ve dünya edebiyatının en büyük şairlerindendir. En önemli eseri, İran tarihini anlatan “ŞEHNÂME” adlı destanıdır.
ÖMER HAYYAM (?-1124)
İran edebiyatı şairlerindendir. “Hayyam” çadırcı anlamı-na gelen takma adıdır. Gökbilimi, matematik ve doğa bilimleri alanlarında eserleri de olmakla birlikte; rubaileri ile ün kazanmıştır. Bu küçük şiirlerde, güçlü bir gözlem ince bir espri evreni görülür.
NİZÂMİ (1140-1203)
İranlı şair. Asıl adı İlyas’tır. “Genceli Nizami” takma adıyla anılır. Hamse sahibidir.
LEYLA VÜ MECNUN, İSKENDERNÂME, HÜSREV Ü ŞİRİN, MAHZEN-İ ESRAR…
SADİ (1193-1293)
İran’ın en büyük şair ve yazarlarındandır. “Şirazlı Sadi” adıyla bilinir. Lirik aşk şiirleri de yazmışsa da asıl ünü, düzyazıyla yazılmış küçük öykücükler içer kitabı GÜLİSTAN ile manzum öykücüklerden oluşan BOSTAN adlı eserlerinden gelir. Bu iki eser, bazı dünya dillerine de çevrilmiştir.
HAFIZ (1320-1389)
İran edebiyatının en büyük şairlerindendir. “Şirazlı Hafız” diye bilinir. Tasavvuf, kelam,felsefe bilimleriyle uğraşmıştır. Şiirlerinde insan sevgisi, içtenlik, sevinç, günlük yaşam işlenmiştir. İran şiirine gazel türünü sokmuş, beyit bütünlüğünden çok konu bütünlüğüne önem vermiştir. Aşk, içki, eğlence konularının yanında dönemin toplumsal bozukluklarını da işlemiştir. En önemli eseri olan “DİVAN” Doğu ve Batı edebiyatçılarını etkilemiştir.
CAMİİ (MOLLA CAMİİ) (1414-1492)
İranlı şair ve bilgin. Hadis, tefsir, Arap dil ve edebiyatı bilimlerinin yanı sıra, tasavvufla da ilgilenmiştir. Sade, duru, özlü bir dili vardır. Divanları ( üç adet ), Yedi Taht ( Yedi mesnevi ) ve Baharistan…
TAGOR (1861-1941)
Hintli şair. İngiltere’de eğitim görmüştür.Aynı zamanda filozoftur. Şiirlerine mitsizim ve vatanseverlik dikkati çeker. Eserlerinin birçoğunu İngilizce yazmıştır. 1913’te Nobel Edebiyat Ödülü’nü almıştır. Dünyanın en ünlü lirik aşk, insanlık ve doğa şairleri arasındadır.
BAHÇIVAN, MEYVE ZAMANI, AVARE KUŞLAR, YURT VE DÜNYA, ATEŞBÖCEKLERİ….
KAWABATA ( 1899-1972)
Japon öykü ve roman yazarıdır. İngiliz ve Japon edebiyatlarını incelemiştir. 1968’de Nobel Edebiyat Ödülü’nü almıştır.
İZU DANSÖZÜ, KARLAR ÜLKESİ, BİN BEYAZ TURNA, KYOTO…
MUHAMMED İKBAL ( 1873-1938)
Pakistanlı şairdir. Hint Müslümanlarının bağımsızlığı için çalışmıştır. Dördü Pakistan (Urdu) dilinde, yedisi Farsça, on bir şiir kitabı vardır.
CEBRAİL’İN KANADI, KERVANIN ÇAĞRISI, VARLIĞIN SIRLARI
Düzyazı eserlerinin en önemlisi, “İslâmiyet’te Dinî Düşüncelerin Yeniden İnşası” adını taşır.
SAMED BEHRENGİ ( 1939-1968)
Türk (Azeri) asıllı İranlı yazar. İran folklorundan der-lemeler yapmış, özellikle çocuklar için öykü ve masal-lar yazmıştır.
KÜÇÜK KARA BALIK, BİR ŞEFTALİ BİN ŞEFTALİ, KARGALAR…
CENGİZ DAĞCI (9 Mart 1920 )
Roman ve öykülerinde Kırım Türk’ünün dramını anlatır. Yazar, eserlerine yaşadığı olayları konu olarak alır.
KORKUNÇ YILLAR, YURDUNU KAYBEDEN ADAM,
ONLAR DA İNSANDI, O TOPRAKLAR BİZİMDİ, DÖNÜŞ, ÜŞÜYEN SOKAK …
CENGİZ AYTMATOV ( 1928)
Kırgız Türk edebiyatının dünyaca tanınmış yazarıdır. Eserlerinde doğa, aşk ve vatan sevgisi geniş yer tutar. İlhamını Manas ve diğer Kırgız destanlarından ve efsanelerinden alır. Romanlarının ana konusu olan savaş ve aşkı, simgesel, mecazlı anlatımla ve başarılı bir üslupla dile getirmiştir. CEMİLE adlı romanı dünyada bütün zamanların en çok okunan aşk romanı seçilmiştir.
TOPRAK ANA, GÜN OLUR ASRA BEDEL, YÜZ YÜZE SELVİ BOYLUM, MASALDAN SONRA, DENİZ KIYISINDA KOŞAN ALA KÖPEK, CENGİZ HAN’A KÜSEN BULUT, KIZIL ELMA, DİŞİ KURDUN RÜYALARI…
BAHTİYAR VAHAPZADE ( 1925 )
Azerbaycanlı şair.Şiirlerinde dil bilinci ve yurt sevgisi geniş yer tutar. Ayrıca içinde yaşadığı toplumun aksak taraflarını şiirlerine konu edin şair, zaman zaman hayatın çelişkilerini de aksettirir. Şair, klâsik ve geleneksel Azerbaycan şiirini çok iyi tanıdığından her iki türde de başarılı eserler vermiştir.
MENİM DOSTLARIM, ÇINAR, AYLI GECELER, TAN YERİ, GÜN VAR BİN AYA DEĞER …
ŞEHRİYAR ( 1904-1988)
Çağdaş Azeri edebiyatının büyük şairlerindendir. “Heyder Babaya Selâm” şiirinden sonra bitin Güney Azerbaycanlı şairlerin lideri durumuna yükselmiştir. Bütün şiirlerinde akıcı ve sade bir Azerbaycan Türkçesini kullanan şair sadece Azerbaycan’ın değil bütün Türk dünyasının sevilen şairleri arasında yer alır.
20. yüzyılın sanat akımı olan sürrealizm, bu “üst gerçeği”, “bilinçaltı” olarak belirler. Çünkü Sigmund Freud’un insanın bilinçaltına yönelik açıklamaları, sürrealizme kaynaklık etmiştir.
Freud’a göre insan “akıl”la “alışılmış”la davranışlarını sınırlamış ve gerçekliğini ortaya koyamamıştır. İnsanın rüyada ve sanrılık halindeki akıl ve mantığın denetiminden kurtulmuş halini ele alan Freud, insanın gerçek olarak anlaşılması için, aklın, mantığın, geleneklerin etkisinden kurtulması gerektiğini belirtir.
Sürrealistler de bilinçaltının karanlık ve karmaşık dünyasını sanata yansıtmak istemiştir.
Bir ruh doktoru olan şair, A. Breton, sürrealizmin ilkelerini “Birinci Sürrealizm Monfestosu” adlı eserinde açıklamıştır.
Özellikleri
· Bilinç ve akıl değil, bilinçaltı temel alınmıştır.
· Bilinç durumundan çıkarak (ipnoz durumu) hiçbir şey düşünülmeden ve tasarlanmadan yazmak yöntemi benimsenmiştir.
· Gülmenin insanı ikiyüzlülükten kurtaracağını söyleyen sürrealistler, mizaha ve espriye önem verirler.
· Sanat yapıtlarının iradi değil, çağrışımsal ve ruhsal otomatizm ürünü olduğunu göstermek için “rüya öyküleri”, ”ipnotizmada sorulara verilen yanıtlar”, “ruhsal otomatizm yazıları” gibi yöntemler kullanılmıştır.
· Akıl ve mantıkla şiirin bulunmadığına inanılmış, dış gerçeklik nesnel bağlantılarını kaybetmiş, imajlarda “olmazlar olur” yapılmıştır.
· İç akışı engellediğine inanıldığından noktalama işaretleri kullanılmamıştır.
· Gelenek, görenek ve törelerden, bunların sınırlayıcılığından kaçınılmıştır.
· ANDRE BRETON (1896-1966)
· LUİS ARAGON
· PAUL ELUARD, (1895-1952)
Edebiyat hayatına dadacılarla girmiş, sonra sürrealizmi benimsemiştir.
· PERET
Türk Edebiyatı’nda Garip şiir akımının kimi şiirlerinde bu akımın izleri görülmektedir. Ayrıca günümüz çağdaş şairlerinden Cemal Süreya, İlhan Berk, Ece Ayhan, Edip Cansever, Turgut Uyar yer yer üstgerçekçilik izleri taşır (II. Yeni şairleri)
Benzer Başlıklar
![]() |

ÖzgürOkul.Org'un 8 kategoride 100 dosyalık








